Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.38/5 - 8 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yeni Audi A6 2.0 TDI BMW 520d Mercedes E 220 CDI Karşılaştırma
#1
3 güçlü rakibin beklenen karşılaştıması [Resim: smile.png]




5.0 lt/100 km, 4.9 lt/100 km, 4.5 lt/100 km... Var mı eksilten? Burada 2 veya 3 silindirli motorcuklara sahip hafif ve küçük otomobillerden değil, 180 HP civarındaki güçleriyle sürüş keyfi garantisi de veren, prestijli üst sınıf sedanlardan bahsediyoruz. Audi, BMW ve Mercedes arasında şu sıralar, dünyanın en az tüketen eksiksiz limuzinini üretmek için zorlu bir yarış var. Bu yarışı 2009 yılı başında Mercedes, “mucize dizel” olarak adlandırdığı dizel motorla başlatmıştı: E 220 CDI, 5.3 lt/100 km’lik norm tüketim rakamıyla parıldamıştı. Hemen ardından BMW yarışa dahil oldu ve 520d’nin norm tüketim rakamını 4.9 lt/100 km olarak açıkladı. Kısa bir süre önce ise Audi de yarışa katıldı ve A6 2.0 TDI’ın tüketim rakamını sihirli 5 lt/100 km sınırının altına çektiğini duyurdu.

Mercedes’in bu duruma tepkisiz kalması tabi ki beklenemezdi: Birkaç iyileştirmeyle E 220 CDI’ın tüketim rakamı 5.0 lt’ye çekildi. Bugüne kadar yaptığımız karşılaştırmalarda tacın sahibi BMW 520d’nin oldu.

Buna rağmen Münihli marka başarıyla sadece övünmek yerine 520d için yeni bir tasarruf programı daha hazırladı: Almanya’da 550 Euro opsiyon bedeli karşılığında sunulan Efficient Dynamcis Edition adlı paketi tüketimi daha da düşürüyor: Optimize edilmiş motor kontrol sistemi, daha erken vites büyütme uyarıları, özel alüminyum jantlar ve özellikle de daha uzun tutulmuş bir son dişli oranı (1:3.385 yerine 1:3.077) 1.7 tonluk sedanın tüketimini 4.5 lt seviyesine çekiyor.

Kilometre başına 119 gr karbondioksit salınımı anlamına gelen bu tüketim sayesinde 520d sahipleri, birçok Avrupa ülkesinde çok daha az vergi ödüyor. A6 2.0 TDI ve E 220 CDI sahipleri ise 120 gr/km sınırının üstünde kaldıkları için bir tür ceza vergisi ödemek zorunda kalıyor.

Peki ama kağıt üzerindeki bu rakamların, gerçek hayatla ve gerçek kullanım ve yol koşullarıyla benzerliği var mı? Acaba bu 3 sedan, söz verdikleri tüketimleri gerçekten sunabiliyor mu? Soruların cevaplarını bulabilmek için araçları sadece test parkurunda değil, az yakıt tüketme odaklı kullanım yapılan tasarruf parkurunda da test ettik. Testlerin sonuçlarını ilerleyen sayfalarda bulabilirsiniz. 

MALİYETLER 

Elde edilen tüketim performansları gerçekten dikkat çekici. Üç motor da gerçek birer “mucize dizel” ve tasarruf ustası. Örneğin BMW’nin iddiası kesinlikle fazla abartılı değil: İçinde otoyolda tam gaz ilerlemenin de yer aldığı test parkurunda 520d, 100 km’de 5.6 lt motorin tüketti. Biraz dikkatli davranıldığında ise tüketim 4.8 lt seviyesine indi.

Bu rakam, laboratuvarda ölçülen norm tüketim değerine oldukça yakındı. Audi ve Mercedes ise Münihli tasarruf ustasının gerisinde kaldılar: İkisi de daha fazla yakıt tüketti ve fabrika tüketim verilerinden daha fazla uzaklaştı. Ancak piyasadaki hiçbir orta sınıf sedanın, karşılaştırmamıza konuk olan üçlüden daha tasarruflu olmadığını da hatırlatmak gerekiyor.

Diğer taraftan bu iş adamı otomobilleri kesinlikle ucuz değiller. Örneğin iyi donanımlara sahip test araçlarının fiyatları 40 bin Euro’nun bayağı üzerindeydi. Orta sınıf sedanlara girişte en ucuz baz versiyon, 42 bin 250 Euro ile BMW’de yer alıyor. Mercedes sahipleri ise geleneksel olarak biraz daha yüksek bir bedel ödüyor, bunun karşılığında büyük ve prestijli bir otomobil sahibi oluyorlar. Ancak bazı konfor zayıflıklarını da göze almaları gerekiyor.

GENEL ÖZELLİKLER

Kalite ve iç mekan genişliği, bagaj hacmi ve yükleme kapasiteleri gibi günlük kullanım özelliklerinde neredeyse eşitlik söz konusu. Römork çekme kapasitesi konusunda önden çekişli olduğu için Audi (1600 kg), arkadan itişli rakiplerinin (1900/2000 kg) biraz gerisinde kalıyor.

Yapısal detaylar konusunda en yüksek inceliği BMW sunuyor. Örneğin konforlu giriş sistemi opsiyonuna sahip 520d’nin bagaj kapağını açmak için arka kısımdaki belirli bir noktaya dokunmak yeterli. Bu özellik, elleri alış veriş torbalarıyla dolu halde aracının yanına gelenler için oldukça kullanışlı. Bunun dışında BMW’nin sesli kumanda sistemi, navigasyon adreslerini sürücünün konuşmasından algılayabiliyor. Ayrıca navigasyon sistemi, Audi ve Mercedes’e göre daha hızlı çalışıyor. Tüm bunlar BMW’nin, teknoloji konusunda rakiplerinden daha fazla parıldamasını sağlayan nüanslar.

Bunun dışında Audi ve Mercedes’te, otomatize edilmiş bir acil durum çağrı sistemi de bulunmuyor. Buna rağmen BMW güvenlik konusunda geride kalmaktan kurtulamıyor: Active Protection sistemi opsiyonel, diz havayastığı yok. Mercedes ise 11.3 m gibi boyutları için gayet küçük olan dönüş çapıyla pratiklik konusunda önemli puanlar topluyor. 

SÜRÜŞ ÖZELLİKLERİ 

Konu yuvarlanma konforu olduğunda tüm kozlar BMW’nin. Aktif amortisörlere (opsiyonel) sahip olan 520d, iyice sertleştirilmiş dinamizmle (Sport+) rahat gezintiler (Comfort+) arasında geniş bir ayar yelpazesi sunuyor.

Tüm bunlara, standart donanımda yer alan ve tasarruf meraklılarının ilgisini çekecek olan Eco-Pro modu da ekleniyor: Dikkatli bir sürüş tarzı benimsendiğinde BMW, fazladan menzil kazanıyor. Normal kullanıma göre kazanılan fazladan menzil kokpitteki bir göstergedeki mavi rakamlar izlenerek takip edilebiliyor. En güzel tarafı ise 520d’nin Eco-Pro modda bile ağır kanlı bir otomobile dönüşmemesi. Hatta uzayan son dişli oranı sayesinde maksimum hızda 4 km’lik bir artış var: 231 km/s. Ancak madalyonun bir de arka yüzü var: Uzun altıncı vites nedeniyle çekiş konusunda Audi ve Mercedes’in gerisinde kalıyor.

Karşılaştırmanın tek havalı süspansiyonuna sahip olmasına rağmen A6, sürüş özellikleri konusunda fazla etkileyici olamıyor. Belki 5 Serisi ve E Serisi’ne göre daha canlı ve kullanımı daha rahat ama asfalt birleşim noktaları ve zemindeki küçük bozukluklar iç mekana neredeyse hiç filtrelenmeden ulaşıyor. Havalı süspansiyonu Audi, sadece Xenonplus paketiyle birlikte sunuyor ve bu da gayet pahalı bir kombinasyon haline geliyor. Ayrıca standart çelik süspansiyon da en az havalı süspansiyon kadar başarılı.

Audi müşterilerinin havalı süspansiyona Almanya rakamlarıyla ödeyecekleri 3 bin Euro’nun üzerindeki rakamı izolasyonlu cam opsiyonuna yatırmaları daha mantıklı olacaktır. İzolasyonlu cam rahatsız edici gürültüleri başarıyla emiyor, dizel motordan yükselen sesler ise hoş ve dizel olduğu anlaşılmayan bir mekanik tınıya dönüşüyor. Audi ses mühendislerinin bu konuda gayet iyi bir iş çıkardıklarını kabul etmek gerekiyor.

Audi de BMW gibi verimlilik moduna sahip ve sürücüsüne tasarruf önerileri veriyor. Ancak dizel motor, BMW’deki kadar tasarruf meraklısı değil. Normal kullanımda 6.6 lt/100 km olan tüketim, tasarruf parkurunda 5.2 lt olarak ölçüldü ve bu rakam karşılaştırmanın en yüksek değeri. Hem de alüminyum karoseriyle karşılaştırmanın en hafifi olmasına rağmen.


Tasarruf etmek keyif verici de olabilir. 3 konuğumuzun elde ettiği sonuçlar bunu kanıtlıyor. Örneğin BMW, sürüş sırasında sürücüsünü, elde ettiği ekstra menzili göstererek ödüllendiriyor ve bu etkili bir motivasyon oluyor. Audi’de de verimlilik göstergeleri bulunuyor ve sürücüye tasarruf önerileri veriliyor. Bu önerilere uyulduğunda insan, kendisini daha iyi hissediyor. Mercedes bu tür eğlenceli unsurlara yer vermemiş. Ayrıca süspansiyon konforu da Audi’den daha iyi değil ve sürüş özellikleri de daha ağır kanlı. Diğer taraftan E Serisi, güçlü kalkışlarıyla beğeni toplarken, devir arttıkça motorun canlılığı azalıyor. Marka prestijinde BMW, Mercedes ile aynı seviyede. Aynı şey Audi için de geçerli. Atletik bir görünüme sahip olan A6, 4.92 m’lik uzunluğuna rağmen 520d ve E Serisi’nden daha atletik bir sürüş sunuyor. Audi atletik dinamizmiyle, BMW ise güçlü ve özgün tasarımıyla öne çıkarken, Mercedes görünüm konusunda biraz geride kalıyor. 

Ağır Mercedes ise 7 HP daha zayıf olmasına rağmen hızlanma konusunda geride kalmazken, daha yüksek bir tasarruf sunuyor. Mercedes’in çift turbolu 4 silindirli motoru özellikle üst devirlerde kaba ve yüksek sesler çıkarıyor, devirlenmeyi de pek istemiyor. E Serisi de Audi gibi kısa zemin darbelerine sinirli tepkiler verirken, karoser daha fazla huzursuz oluyor. Ömrünün yarısında olmasına rağmen Mercedes E Serisi, yaşlılık belirtileri göstermeye başlamış durumda. Bu nedenle Mercedes’in, gençlik aşısını en yakın zamanda gündeme alması gerekecek. 


Sonuç 


Tasarruflu dizel tanımı “keyifli kullanımı” çağrıştırmıyor. Ancak bu karşılaştırmada bu öngörü kesinlikle doğru değil. Çünkü bu 3 sedan da az yakıt kullanarak bolca sürüş keyfi sunuyor. Ataklık konusunda A6, kendisinden daha güçlü olan BMW’nin bile bir kademe ilerisinde. 520d’nin motoru karşılaştırmanın hem en güçlüsü, hem de en cimrisi. Fiyat konusunda da avantajlı olması, BMW’ye haklı bir birincilik getiriyor. Mercedes’te ise bazı iyileştirmeler yapılması gerekiyor. Konfor ve motor konularında E Serisi, A6 ve 5 Serisi’nin gerisinde kalıyor. 
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi